Kadın Ticareti ile Mücadele Çalışmalarımız

KADIN TİCARETİ NEDİR?

Kadın ticareti bir suç ve kadına yönelik şiddetin en ağır biçimlerinden biridir. Biz kadınların insan tacirleri tarafından zorla çalıştırılmamız, hizmet ettirilmemiz, fuhuş yaptırılmamız, esaret altına alınmamız ya da vücudumuzdaki organları vermemiz amacıyla tehdit, baskı, cebir uygulanarak veya çaresizliğimizden yararlanma veya aldatma ile kaçırılarak ülke dışına ya da ülke içinde başka bir yere götürülmemiz ve bulundurulmamız kadın ticaretidir.

Kadın ticareti, kimi zaman yalnız ve kimsesiz olanlarımızın sömürülerek ücretsiz veya verdiğimiz hizmetle açık bir şekilde orantısız olan düşük bir ücretle çalıştırılmamız veya insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılınmamız şeklinde gerçekleşir. Kadın tacirleri tarafından fuhuşa zorlanmamızın dışında, konsomatrislik ve masaj yapmaya zorlanmamız da olasıdır. Bazen fiziksel şiddet kullanılarak, bazen bize ve/veya yakınlarımıza, bizim ya da yakınlarımızın mal varlığına zarar verilmesi, özel fotoğraf ve/veya görüntülerimizin yayınlanması ya da bize ait özel bilgilerin ifşa edilmesi ile tehdit edilebiliriz. Kadın tüccarları kimi zaman iş bulma veya evlenme vaadi, manken ya da sanatçı yapılacağımız vaadiyle de karşımıza çıkabilir. Kimi zamansa işsiz, yoksul veya ağır bir borç yükü altında olanlarımız ile engelli olanlarımızın zor durumundan, çaresizliğinden yararlanarak bize şiddet uygulayabilirler. Bu şiddeti uygulayanlar kimi zaman üzerimizde denetim kurma olanaklarına sahip olan babamız, patronumuz, ustamız, erkek arkadaşımız gibi kişiler, yani çok yakınımızdakiler olabilir.

Kanunen geçerli evlilik yaşı sınırları dahilinde; ancak zorla ve para karşılığı kadınların evlendirilmesi de uluslararası sözleşmelere göre kadın ticaretidir.

Sömürülmek amacı ile zor ve tehditle, çaresizliğimizden ve zor durumumuzdan yararlanılarak, ve aldatılarak elde edilmiş rızalarımız hukuken geçersizdir.

Küçük yaşta kız çocuklarının erken ve zorla evlendirilmesi veya dilendirilmesi kadın ticaretidir. Yasal evlilik yaşı dışında çocukların evlilik adı altında bir arada yaşamaya zorlanması uluslararası sözleşmelere göre kadın ticaretidir. Bu nedenle bu tür birlikteliklere aracı olanlar ve bu tür birlikteliklere çocukları zorlayanlar Ceza Yasasının 80. maddesine göre insan ticareti suçunu işlemiş olurlar. Çocukların evlenme adı altında bir araya getirilmelerinde çocuğun rızası etkili değildir.

18 yaşın altındaki çocuklar insan ticareti suçuna maruz kaldıklarında, kandırılmamış, çaresizliklerinden yararlanılmamış, şiddet ve tehdit kullanılmamış olsa dahi, sömürü amacı ile tedarik edilip, sevk edildiklerinde, bir yerden bir yere götürüldüklerinde, ülke içine sokulup, ülke dışına çıkartıldıklarında insan ticareti suçu gerçekleşmiş olur.

NEDEN KADIN TİCARETİ İLE MÜCADELE EDİYORUZ?

Kadın Dayanışma Vakfı, kadın ticareti alanındaki mücadeleyi kadına yönelik şiddetle mücadelenin bir parçası olarak değerlendirmektedir. Çünkü kadın ticareti, cinsiyet eşitsizliği ve cinsiyete dayalı ayrımcılıktan beslenen kadına yönelik şiddetin en ağır biçimlerinden biridir. Vakıf, cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve cinsiyete dayalı her türlü ayrımcılığın sonlandırılması perspektifini bu sorun ile mücadelenin temel ilkesi olarak görmektedir.

Türkiye’de ulaşılabilen kadın ticareti mağdurları, ağırlıklı olarak Özbekistan, Moldova, Türkmenistan, Rusya Federasyonu, Ukrayna ve Kırgızistan gibi ülkelerin vatandaşlarıdır. Son yıllarda Kadın Dayanışma Vakfı sığınağında Suriye, Irak, İran gibi ülkelerden gelen kadınlar da kalmıştır. Bilinen vaka sayıları daha az olmakla birlikte, Türkiye vatandaşları da insan ticareti mağduru olmaktadır.

Türkiye’de 2004-2010 yılları arasında 770 insan ticareti mağduru tespit edilmiş olup, bu mağdurların tamamına yakını 18-25 yaş aralığındaki genç ve seks işçiliğine zorlanan kadınlardır. Bu durum, Türkiye’de yaşanan haliyle insan ticaretinin bir kadına yönelik şiddet sorunu olduğunu göstermektedir ve Türkiye’de insan ticaretiyle mücadelenin toplumsal cinsiyet boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

KADIN TİCARETİ İLE NASIL MÜCADELE EDİYORUZ?

Kadın Dayanışma Vakfı Sığınağı

Kadın Dayanışma Vakfı 2005 yılında İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Uluslararası Göç Örgütü ve Ankara Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği yaparak kadın ticaretine maruz kalan kadınlar için bir sığınak açtı. 12 kadın ve çocuğun kalabileceği şekilde düzenlenmiş olan sığınak; 2016 yılının Kasım ayında kapandı.

Açık olduğu 2005-2016 yılları arasında 286 kadın, 9 çocuk ve 2 bebeğin kalarak destek aldığı sığınağın temel özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

– Sığınak çalışması, Kadın Dayanışma Vakfı tarafından evrensel temel ilkeler gözetilerek yürütüldü.

– Sığınağın adresi ve kadınların kişisel bilgileri gizli tutuldu.

– Sığınakta anadili Rusça ve Romence olan tercümanlar çalıştı.

– Kadınlara sosyal, hukuki ve psikolojik destek sağlandı. Ayrıca ülkelerine döndükten sonra yeniden kadın ticaretine uğramamalarını sağlamak için kendi ülkelerinde bu alanda çalışan sivil toplum örgütlerine dair bilgi verildi.

– Kadınlara sağlık sorunlarının çözümü konusunda destek sağlandı.

– Sığınakta kaldıkları süre boyunca, kadınların istekleri doğrultusunda çeşitli hobi etkinlikleri düzenlendi.

– Sığınakta kadınların temel ihtiyaçları ücretsiz olarak karşılandı; kişisel ihtiyaçlarını karşılamaları için ihtiyaçları oranında belirlenen miktarlarda maddi destek sağlandı.

– Kadınların ülkelerine dönüş süreci Uluslararası Göç Örgütü ile işbirliği halinde koordine edilerek talep eden kadınların güvenli geri dönüşleri sağlandı.

Farkındalık Yaratma Faaliyetleri

Kadın Dayanışma Vakfı, kadın ticareti konusunda farkındalık yaratmak amacıyla ilgili resmi kurumlara ve sivil toplum örgütlerine bilgi ve deneyim aktarımında bulunuyor. Ayrıca, radyo ve televizyon programlarına katılarak da toplumda kadın ticareti ve bununla mücadele konularında farkındalık yaratmayı sürdürüyor.

Vakıf, ulusal/uluslararası çalıştay ve toplantılarda:

– ‘Kadın Ticareti ile Mücadele Kapsamında Sığınakta Yürütülen Çalışmalar’;

– ‘Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Ticareti’;

– ‘Kadın Ticareti ile Mücadelede Sivil Toplum Örgütleri ve Yerel İşbirliğinin Önemi’;

– ‘Kolluk Güçleriyle Sivil Toplum Örgütleri Arasında İşbirliği’;

– ‘Kadın Ticareti ile Mücadelede Yerel Mekanizmalar’ konularında bilgi ve deneyim aktarımları yapıyor. Ayrıca, Vakıf kadına yönelik şiddetle ilgili diğer yayın ve eğitimlerinde de kadın/çocuk ticareti ve Türkiye’deki yönlendirme mekanizması hakkında bilgilere yer veriyor.